Hayat dediğin kısa metrajlı bir film, Ne dünyaya gelirken sorarlar sana Ne de alırken Azrail canını "gelmeyi düşünür müydün?" diye; Yolu yok gelecek, görecek ve en nihayetinde gideceksin; Ama bu mecburiyetin içinde yaşamayı bilmelisin olması gerektiği gibi; Ne eksik, ne fazla; Haddini bileceksin, Yaşaman gerektiği kadarını yaşayıp, fazlasına hacet etmeyeceksin, Elbette sevip sevileceksin, Ama en önemlisi kıymet bileceksin;
Boş işlerle uğraşma, Sen sen ol sakın kalp kırıp ah alma, Bir çiçekten bal alıp diğerine atlama, Yok yere can yakıp, kimseyi ağlatma, Seviyorum deyip iki gün sonra kaçma, Onu bunu dolandırıp ortalıkta dolanma, Sevgi çal, mutluluk çal ama kimsenin malına göz koyma, Yalana, riyakarlığa, küfre bulaşma, İçten pazarlıklı ve fesat olma, İnsanları sevmeyi öğren sevgisiz kalma, Boş hayaller kurup içinde kaybolma, Ukalalığın sınırı yok buna ihtiyaç duyma, İnancın kadar yaşa ve inancından asla şaşma; Cehennemde yanmayı göze alıyorsan bu söylediklerimi hiç kafana takma!!! Ama cenneti de gösterdiler uzaktan bana bunu da unutma;
Evet ben öldüm Ve şimdi farkındayım her şeyin Keşkelerle geçmiyor ömür Ah keşke diyesi geliyor insanın ama burada onu da söyleyemiyorsun Çok geç artık Her şey için çok geç;
Yalan, günahların en çirkini, ayıpların en fenası, kalbleri karartan bütün kötülüklerin başıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Yalan, rızkı azaltır.) [Ebuşşeyh, İsfehani] (Yalan, nifak kapılarından biridir.) [İbni Adiy] (İman sahibi, her hataya düşebilir. Fakat, hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez.) [İbni Ebi Şeybe, Bezzar] (Doğru olun, doğruluk iyiliğe, iyilik ise, Cennete çeker. Yalandan sakının, yalan fücura, fücur ise Cehenneme götürür.) [Buhari] (Sözle çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitne gibidir. Yalan söylemek, iftira etmek ile çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitneden de kötüdür.) [İbni Mace] (Pazarcıların çoğu facirdir! Çok yemin ederek günaha girerler ve yalan söyleyerek alış-veriş yaparlar.) [Hakim] (Aldatan Cehennemdedir.) [Taberani]
Peygamber efendimiz, yalan söyleyenin ağzının bir taraftan kulağına kadar demir çengelle yırtılacağını, diğer tarafa geçildiğinde, önceki yırtılan tarafın iyi olacağını, sonra iyi olan tarafın tekrar yırtılarak bu şekilde kıyamete kadar, kabrinde azabın devam edeceğini bildirmiştir. (Buhari)
Bir kimse, Peygamber efendimize dedi ki: - Bırakamadığım üç günaha tutuldum. Bunlar, zina, yalan ve içki. Peygamber efendimiz de buyurdu ki: - Yalanı benim için terket! Adam, peki diyerek gitti. Bir günahı işleyeceği zaman, (Eğer bu günahı yaparsam, Resulullah sorduğunda, evet dersem suçum meydana çıkar. Hayır dersem, yalan söyleyerek verdiğim sözü tutmamış olurum) diye düşündü. Diğer iki günahtan da vazgeçti. (Şir’a)
Büyükler buyuruyor ki: Oğlum, yalandan sakın, o serçe eti gibi tatlıdır. Ondan az kimse kurtulur. (Lokman Hakim)
Allah indinde en büyük hata, yalan konuşmaktır. (Hazret-i Ali)
Yalancı ile cimri Cehenneme girer. Fakat, hangisi daha derine atılır, bilmem. (Şabi)
Doğru ile yalan, biri diğerini çıkarıncaya kadar kalbde boğuşur. (Malik bin Dinar)
İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır. Nifakın temeli ise yalandır. (Hasan-ı Basri)
Eshab-ı kiram indinde yalandan daha kötü bir şey yoktur. Çünkü, onlar, yalanla imanın bir arada bulunamayacağını bilirlerdi. (Hazret-i Âişe)
Hile Yapmak
İslâmiyet, doğruluğa büyük önem verir. Her iş ve sözde doğru olmayı ahlâkın temeli ve bütün faziletlerin başı sayar. Dinimiz yalan konuşmayı haram kıldığı gibi, iş ve ticarette hile yapmayı, müslümanı aldatmayı da haram kılmış ve bunu büyük günahlardan saymıştır. Bir insanın müslüman kardeşini, onun saflığından yararlanarak aldatması, gerçekten çok kötü bir huy, çirkin bir davranıştır. Peygamberimiz bir defasında pazar yerinde bir tahıl yığınının yanından geçerken, elini bu yığının içine soktu ve parmakları ıslandı. Bunun üzerine tahıl sahibine: -Bu nedir? diye sordu. Adam: -Yağmurda ıslandı, ey Allah'ın Peygamberi, diye cevap verdi. Peygamberimiz: -Islak kısmını üste koysan da insanlar görse olmaz mı? Bize hile yapan, bizi aldatan bizden değildir" buyurdu. (Müslim, İman, 43) Başkasına ait olan bir malı çalmak, hile yapmak nasıl haramsa, ticaret ve alış verişte eksik ölçmek ve yanlış tartmak da aynı şekilde haram ve günahtır. Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp düşünmezler mi ki, kendileri büyük bir günde hesap vermek için diriltilecekler. Öyle bir gün ki, insanlar O günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklar." (Mutaffifîn, 1-6) Bir gün İbn Ömer (r.a.) bu âyetleri okuyordu. "O gün insanlar, âlemlerin rabbi olan Allah'ın huzurunda divan duracaklar." âyetine gelince, kendini tutamayıp ağlamaya başlamıştır. Çünkü o gün öyle bir gündür ki, her hak sahibine hakkı verilecek ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır. Buna inanan kimse, başkasını aldatmaz. Kimseye hile ve haksızlık yapmaz.
YALAN ÜZERİNE SÖZLER:
Abartma, dürüst insanların yalanıdır. Maistre
Az yalan söylenemez, yalan söyleyen her yalanı
söyler.VICTOR HUGO
Gerçek, çizmelerini giyerken, yalan bütün dünyayı dolaşır. Spurgeon
Günah işlemenin birçok araçları vardır, fakat yalan bunların hepsine uyan bir saptır. Oliver Wendell Holmes
Hayır için söylenen yalan, fitne çıkaran doğrudan iyidir. Hadis-i Şerif
Hoşumuza giden yalanları avuç dolusu yutarız da, acı gerçekleri yudum yudum içeriz. DIDEROT
İnanılmayacak şeylere inanıyorum demek yalan söylemektir. VOLTAIRE
İnsanlar, yalan söylemek zorunda kaldıkları kimselerden nefret ederler. Victor Hugo
Suçların en büyüğü yalan söylemektir. Hadis-i Şerif
Üç türlü yalan vardır: Basit yalan, kuyruklu yalan ve istatistik. BENJAMIN DISRAELI
Yalanın dostu, gerçeğin de düşmanı çoktur. De Girardin
Yalan, güven ve emniyeti, huzur ve itimadı yok eder.ŞAFİİ
Yalan söylemeye kalkanın önce kendini inandırması gerekir. GOETHE
Yalan söyleyen herkes mutlaka nefsinin alçaklığını ortaya atmıştır.CAHIZ
Yalan söyleyen, unutkan olmamalı. Atasözü
Yalancı, Allah'a karşı kafa tutan, fakat insanlardan korkan bir serseridir.FRANCIS BACON
Yalana borçlu olduğumuz saadet, gerçek saadet gibidir.HENRICH HEINE
Yalancının cezası, kendisine inanılmaması değil, onun kimseye inanmamasıdır.BERNARD SHAW
Doğru söylediğin zaman kimse inanmayacak. İşte, yalan söylemenin cezası budur. Talmud
Muaz bin Cebel şöyle bir hadisî-i şerif rivâyet ediyor:
Ben Resûlullah (s.a.v.)'e,''Sûr'a üfürüldüğü o gün(mezarlardan kalkılıp mahşere)bölük bölük gelirsiniz''meâlindeki âyet-i celîleden sordum.Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bana şöyle cevap verdi:
-''Ey muaz! Çok büyük bir işten soruyorsun.O gün ümmetim on iki fırka olarak haşrolunur.''Böyle buyurup ağlamaya başladılar.
Birinci fırka:Kabirlerinden elleri ve ayakları olmadan çıkar ve böylece mahşere sevk olunurlar.Allahu Teâlâ tarafından bir Münâdi şöyle nidâda bulunur:''Bunlar dünyada iken komşularına eziyet eden kimdselerdir.bu,onların cezasıdır.Gidecekleri yer de cehennemdir!!''
İkinci fırka:Kabirlerinden yabani hayvan şeklinde çıkarlar.Münâdi bunların hakkında şöyle der:''Bunlar,dünyada iken onlar namazlarından gafildirler,gafletlerinden namaza aldırış etmeyenlerdir.İşte bu onların cezasıdır,gidecekleri yer de cehennemdir.''
Üçüncü fırka:Kabirlerinden karınları yılan-çıyanla dolu olduğu için şişmiş olarak çıkarlar.Bunlar için de Münâdi şöyle nidâ eder:''Bunlar kendilerine farz kılınan zekâtları vermeyenlerdir.Bu onlara verilen cezadır.Gidecekleri yer de cehennemdir.''
Dördüncü fırka:Ağızlarından kan aktığı halde kabirlerinden çıkarlar.Bağırsakları da yerde sürünür bunların.Bunlar hakkında da Münâdi şöyle der:''Bunlar alışverişte yalan konuşan kimselerdir.bu onların cezalarıdır,gidecekleri yer de cehennemdir.''
Beşinci firka:Kabirlerinden çıktıkları vakit insanlar arasında çürümüş leşden daha kötü bir koku yayarlar.Münâdi'nin bunlar hakkında ki nidâsı şöyledir:''Bunlar günah işlerken,insanlardan korktukları için onlardan gizlerlerdi.Fakat Alah'tan korkmazlardı.Halbuki Allah onları görüyor ve ne yaptıklarını biliyordu.Bu onların cezasıdır.Gidecekleri yer ise cehennemdir.''
Altıncı fırka:Kabirlerinden boğazları kesilmiş olarak çıkarlar.Bunlar hakkında münâdi der ki:''Bunlar dünyada iken yalan yere şahidlik yapan kimselerdi.işte cezaları.Gidecekleri yer de cehennemdir.''
Yedinci fırka:Cinsî organlarından irin aktığı halde kabirden çıkarlar.Münâdi onlar hakkında şöyle nidâ eder mahşer halkına:''Bunlar dünyada iken zina yaparlardı.Tevbe etmediler,bu onların cezasıdır.Gidecek oldukları yerde cehennemdir.''
Sekizinci fırka:kabirlerinden çıkıp mahşere sevkolunurken ağızlarında dilleri bulunmaz.Ağızlarından kan ve irin akar.Münâdi şöyle nidâeder:''Bunlar şehâdeti menedenlerdir.Bunlar yaptıkları bu günahtan tevbe etmeden öldüler.İşte bu onların cezasıdır.Gidecekleri yer de cehennemdir.''
Dokuzuncu fırka:Kabirlerinden,yüzleri simsiyah,gözleri gök renkli,karınları da ateş ile dolu olarak çıkarlar.''Bunlar dünyada haksız olarak yetimlerin mallarını yiyenlerdir.Bunların tevbe etmeden öldüler.işte bu onların cezalarıdır.Gidecekleri yer de cehennem.''
Onuncu fırka:Kabirlerinden cüzam hastalığına tutularak çıkarlar.Münâdi onlar hakkında şöyle nidâ eder:''Bunlar ana,babalarına isyan eden kimselerdir.Bu onların cezasıdır.Gidecekleri yer de cehennemdir.''
Onbirinci fırka:Baş ve kalb gözleri kör olarak,dişleri öküz boynuzu gibi,dudakları göğüslerine düşmüş,dilleri ise karınlarına sarkmış olarak kabirlerinden çıkarlar.Münâdi bunları mahşer halkına şöyle tanıtır:''Bunlar dünyada iken içki içenlerdir.Tevbe etmeden ölmüşler.Bu onların cezasıdır.Gidecekleri yer de cehennemdir.''
Onikinci fırka:Kabirlerinden çıkıp,ayın ondördü gibi parlarlar.bunlar mahşere,başlarında taç,üzerlerinde hülleleri,önlerinde ise bir nûr olarak sevkolunurlar.Bunlar sırat köprüsünden şimşek gibi geçerler.Bunlar hakkında ise Münâdi mahşer halkına şöyle malûmat verir:''Bunlar dünyada iken güzel güzel amellerde bulunurlardı.Münkeri nehyederlerdi.Beş vakit namazlarını vaktinde kılarlar,cemaate devam ederlerdi.Bunlar salih,abid ve sabırlı kimselerdi.Yapmış oldukları ufak tefek günahlardan tevbe ederek âhirete göçtüler.İşte bu onların mükâfatıdır.Gidecek oldukları yerde cennettir.''
GÖRMÜŞLER.SAĞOLSUNLAR.BU ÖDÜLÜN 3 TE KURALI VARMIŞ.
1-Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek, 2-Bu ödülü verdiğin 7 blog sahibinin linkini vermek 3-Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek
YAN TARAFA EKLEDİĞİM VİDEOLARI BAKALIM NE KADAR DOSTUMUZ
İZLEYEBİLECEK.ÖLÜME HAZIRMIYIZ HİÇ BİRİMİZ?EVET BEN HAZIRIM DİYEN
ÇIKMAYACAKTIR BÜYÜK İHTİMAL.İZLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM
DOSTLAR.ÖZELLİKLEDE ÖLÜM YOKMUŞ GİBİ KÖTÜLÜĞÜ ELDEN
BIRAKMAYAN
GAFİLLER....SIRA HEPİMİZE GELECEK...
Ölüm sizi her an yakalayabilir.
Kimbilir o an, belki de şu andır ya da size çok yaklaşmıştır.
Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat değil bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değildir. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda gelecektir.
Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek, sizden önce ya da sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene sonra dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak...
- Sırat üzerinde kalmış, hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm .O anda üzerime getirdigi salavat-i şerife gelip o durumdan onu kurtardı.
- Dün gece acayip bir şey gördüm. Adamın biri Sırat üzerinde düşüp kalkıyordu. O anda üzerime getirdiği salavat geldi. Elinden tuttuğu gibi Sırat'tan geçirdi.
- Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz.,
- Kiyamet günü büyük ecir almak isteyen, üzerime salavat getirsin.
- Cuma günü üzerime (80) kere salavat getirenin seksen senelik günahi affolunur.
- Üzerime salavat getirilmeden yapilan hiçbir dua kabul olunmaz.
- Karsilaşan iki mü 'min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahlari bagışlanir. - Üzerime (100) defa salavat getirene, Allâh (c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar. Iştiyakla daha fazla getiren için kiyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim.
- Üzerime bir günde (1000) defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.
- Cuma günü üzerime (100) defa salavat-i serife getiren kimse kıyamette öyle bir nur ile gelecek ki, eğer o nur bütün mahşer ehline taksim edilse hepsine yeterdi.
- Ömrünü boş yere heba eden kisinin kaybettigi zamani telafi etmesi için salavat-i şerife ile meşgul olmalidir. Eger bütün Ömrünü ibadetle geçirmiş olsan sonra bir defa salavat-i serife getirsen, getirdigin salavat bütün ibadetlerinden daha ağır gelirdi. Çünkü sen kendi gücün nispetinde salavat getirmektesin.
Allah Teala da (C.C) Rububiyyeti hesabıyla senin bir salavatına karşılık sana on salavat getirmektedir.Yani Allah Teala(C.C) sana on defa rahmet nazariyla bakmaktadir.
Allah Teala'nin (C.C) kuluna nazar-i rahmeti; insin, cinnin ibadetinden daha hayirlidir. Çünkü Allah(C.C) bir kuluna rahmeti ile nazar edince o kul azaba dûçar olmaz.
- Allah Teala(C.C), perşembe günü ikindi vakti, melekleri salavat-i şerife getirenlerin ismini yazmak için yeryüzüne gönderir. Cuma günü ve gecesi salavat getirmeyi ihmal etmemelidir.
* Salavat-i Şerife dünya ve ahirette insanin derecesini yüceltir. Onu büyük bir nur sahibi kilar. Kazanci en bol bir ticaret kaynağıdır.
Efendİmİze En GÜzel Salavatlar
1-Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki;
"Kim bu salavati okursa benim sefaatim ona vacib olur."
"Allâhümme salli alâ Muhammedin ve enzilhül münzelel mukarrebe indeke yevmel kiyâmeti."
2-Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki;
"Her kim bana salavat verirse sonunda bunu okusun."
3-Ebu Hureyre (ra)' den rivayetle, Kadi Iyaz' in (rahimehullah) Sifâ-i Serif Kitabindan alinmistir.
"Allâhümme salli alennebiyyil ümmiyyi ve ezvâcihî ümmühâtil mü'minîne ve zürriyyetihî ve ehli beytihî kemâ salleyte alâ Ibrâhîme inneke hamîdün mecîd."
4-"Kim Cuma günleri bu sekilde salavat getirirse Hak Teâlâ onun seksen yillik günahini affeder."
"Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyyi."
Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki;
5-"Her fakir kimse sadaka verenlerin sevabi kadar sevab almak isterse bu vechile salavat versin."
"Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve salli alel mü'minîne vel mü'minâti vel müslimîne vel müslimât."
6-"Su geçen kimsenin hergün kazandigi kadar hiç kimse amel edemez çünkü Cebrail (as) bana bildirdi ki, bu kimse hergün on defa su salavâti verir."
"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi kemâ emertenâ en nusalliye aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi kemâ yenbegî en yusalle aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi biadedi men lem yusalli aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi kemâ tuhibbü en yusalle aleyh."
7-Peygamber Efendimiz (sas) sag tarafina oturmuslardi, bu esnada kapidan birisi girdi ve Efendimiz bu zâti benimle kendi arasina oturttu. Adam gittikten sonra buyurdu ki;
"Bu kisi bana su sekilde salavat verir, onun için ona ikrâm et."
"Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ hüve ehlühû, Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ tuhibbü ve terdâ lehû."
8-Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki;
"Bir kimse malinin çok olmasini istiyorsa, bu suretle salavat okusun."
"Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve alel mü'minîne vel mü'minât vel müslimîne vel müslimât."
9-Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki;
"Her kim yatagina yatmadan önce Tebâreke Sûresini okuyup, daha sonra dört defa bu salavati söylerse, Hak Teâlâ (cc) iki melek gönderip bana ismi ile birlikte arz ederler. Ben de ona selam ve rahmet dilerim."
"Allâhümme Rabbel hilli velharâm, Ve Rabbel beledil harâm, Ve Rabbel mes'aril harâm, Bikülli âyetin enzeltehâ fî sehr-i Ramazan, Bellig rûha seyyidinâ Muhammedin, Minnî tahiyyeten ve selâmen.
10-Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki;
"Cennette bir agaç vardir ve ismi Mahbube' dir. Ak meyvesi olur, nardan küçük elmadan büyük, sütten ak, baldan tatli ve kaymaktan yumusaktir. O meyveden ancak bu salavata devam edenler yer."
"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve ala âli seyyidinâ Muhammedin vesellim"
11-Bir gün Efendimizin huzurunda, bir devenin hirsizligi sebebiyle iki kisi birbirinden davaci iken deve lisâna gelmis ve gerçek sahibini söylemisti.
Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (sas) deve sahibine;
"Sen ne okudun ki Medine' nin mahalleleri melekler ile doldu ve deve konustu?", diye sordu.
Bunun üzerine adam asagidaki salavat-i serifeyi okudugunu söyledi.
Peygamber Efendimiz (sas) de buyurdular ki;
"Senin yarin, sirati geçerken yüzün ayin ondördü gibi nurlu ola!."
Allâhümme salli ve sellim alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min salâtike seyün, Ve bârik alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min berekâtike sey'ün, Verhaminnebiyye Muhammeden hattâ lâ yebkâ min rahmetike sey'ün.
12-Hz. Ali (krv) Efendimiz her ne zaman salavat-i serife okuyacak olsa önce su ayet-i kerimeyi okur ve arkasindan da asagidaki salavati söylerdi.
Lebbeyk, Allâhümme ve se'adeyk salavâtullâhil berrir Rahîm, velmelâiketil mukarrabîn, vennebiyyin vessiddîkin vessühedâi vessâlihîn. Vemâ sebbaha leke sey'ün Yâ Rabbel âlemîn. Alâ seyyidinâ Muhammed Ibn-i Abdullah, Hatemennebiyyin ve Seyyidil mürselîn ve Imâmil müttekîn ve Resûl-i Rabbil âlemîn Essâhidil besîriddâî ileyke bi iznike essirâcil münîr ve aleyhisselâm ve eimmeti ehli beytihî ridvânullâhi aleyhim ecmaîn.
13-Hz. Ali (krv) Efendimiz buyurdular ki;
"Her kimse günde on kere ve Cuma gününde yüz kere bu sekilde salavat verirse insallah kiyamet gününde Efendimiz (sas) elinden tutar."
100 x
"Salavâtullâhi ve melâiketihî ve enbiyâihî ve rusülihi ve cemîi halkihî alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âlihî ve aleyhisselâm ve rahmetullâhi ve berekâtühû."
14-"Bir kimse su sekilde salavat verse, yetmis melek onun sevabini yazar."
"Sallallâhü alâ seyyidinâ Muhammedin ve cezâhü annâ mâ hüve ehlühû."
15-Bir kimse hergün üç kere bu salavati söylerse Peygamber Efendimiz (sas)' in nübüvvet hakkini ödemis olur ve Hak Teâlâ insallah onun ahirette derecesini yükseltir.
3 x
"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim ve eczihî annâ hayrel cezâi."
16-"Her kim bu sekilde salavat-i serife verirlerse, Efendimiz kendisine, ana, baba ve yakinlarina insallah sefaatte bulunur."
"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve tekabbel sefâatehül kübrâ ve erfe'a derecetehül ulyâ ve âtihî sü'lehû fil âhireti vel ûlâ kemâ âteyte Ibrâhîme ve Mûsâ.
17-"Siz salavat vermek istediginiz zaman güzelce edin. Zirâ getirdiginiz salavati Efendimiz (sas) Hazretlerine arzederler. Su sekilde ederseniz Efendimiz (sas) de size selam verir ve Hak Teâlâ' dan o kimsenin bagislanmasini ister."
"Allâhümmec'al salavâtike ve berekâtike ve rahmetike ve re'fetike ve mehabbetike alâ seyyidil mürselîne ve imâmil müttekîn ve kâidil gurril muhaccelîn ve hâteminnebiyyin seyyidinâ Muhammedin abdike ve resûlike ve nebiyyike imâmilhayri ve kâidilhayri ve resûlirrahmeti. Allâhümmebashü makâmen Mahmûdan yagbituhû bihil evvelûne vel âhirûne. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin kemâ salleyte alâ Ibrâhîme ve alâ âli Ibrâhîme inneke hamîdün mecîd.
18-"Her kim sevgili Peygamber Efendimizin havzindan (Kevser Havuzu) içmek isterse, su sekilde salavat versin."
"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehli beytihî ve ashârihi ve esyâihî ve muhibbîhi ve ümmetihî ve aleynâ meahüm ecmaîn."
Hayatımdan GidenLer...
Bir Daha Geri GeLmeyi HayaL BiLe Etmeyin..!
Hayatıma Yeni GirenLer Gitmeyi Düşünürseniz..
Hiç BekLemeyin..!
KaLıp Tanımaksa Amacınız Durup İzLeyiN..!
BaşkaLarından DegiL Beni Benden Ögrenin..!
Ben:
AradikLarıma Sahip,
Sahip OLdukLarımaysa Tutkunum..!
Sabrettim çile dergâhında bir Yunus gibi
Muradıma erdim de gönlüm şaşırdı...