
Kadın
Hangi Kadın Olmaya Karar Verdin?
Birçok kadın ayakları üstünde durmak, bağımsızlığına sahip çıkmak için olağanüstü bir çaba harcar. Başka türlü bir kadın olmak düşünülemez bile! Bir erkeğin hegemonyası altına girmeyi, ona muhtaç olmayı asla kabul etmeyenlerden misiniz? Peki, bu erkek inanılmaz derecede yakışıklı, hayal edemeyeceğiniz kadar zengin, size en güzel hayatı sunan ve sizi elmas gibi el üstünde tutan bir adam olursa, durum değişir mi?
Aslında hepimiz çok kişilikliyiz. Çevremiz ne der korkusundan, bize yapıştırılmış olan sıfatlara uygun davranışlar sergiliyoruz. Çevresine sürekli neşe saçan birisinin, tek gün morali bozuk olsa, öyle bir hakkı yokmuş gibi davranılır. “Aaa! Sana böyle somurtmak hiç yakışmıyor! Seni böyle görmeye alışık değiliz” gibi cümleler duyar. Oysa, her insanın içinden geldiği gibi davranmaya hakkı vardır. Elbette, başkasının hayatına zarar vermediği sürece! Özgür ve başarılı kadın imajımız, zaman zaman bizi, erkeksi ve fazla güçlü gösterir. Dışarıya vermek zorunda olduğumuz bu izlenim yüzünden, kısıtlanırız. Aşk acısı çekmek, zayıf düşmek, ağlamak, böyle bir kadına yakıştırılmaz nedense? Oysa sahip olduğumuz farklı kişilikler, farklı zamanlarda ortaya çıkar. İnsanlar hayatlarının değişik zamanlarında birbirine zıt tepkiler de verebilir. Kimse sadece seksi bir cadı veya masum lolita olmak zorunda değildir. Bir kadının içinde bunların hepsi saklıdır. Bir kadın başarılı bir kariyere sahipken, aynı zamanda evde eşinin hizmetçiliğini yapabilir. İşyerinde herkesin ödünü kopartan kadın, hoşlandığı bir adamla tanıştığında, 3 gün telefona gözünü dikip aramasını bekleyebilir. Bir kadın, aslında çok kadındır. Dışarıda kendinize ne imaj belirlediğiniz önemli değil. Herkes gibi, ayakları üzerinde durabilen kadınların da, gece kollarına sığınıp kendini aciz hissedeceği bir erkeğe ihtiyacı olabilir. Bundan dolayı kötü hissetmeniz gerekmez. Her yerin bir tavrı vardır. Bu tavırlar birbirinden farklılık gösterebilirler. Kendinizi yalnız bir kadın olmaya zorlamayın. Aşk acısı çekip, sarhoş olup, günlerce dostlarınızın başını ağrıtma hakkınız vardır. Depresyona girmek, yemeden içmeden kesilmek, evdeki ampulü takamamak, ağır poşetleri tek başına taşıyamamak gibi durumlar hepimiz için geçerlidir. Kendinizi, hepsini yapabilir olmak zorunda hissetmeyin. Aşık olup, hiç yapmayacağınız şeyleri yapma hakkına sahipsiniz. Sadece evde çocuk bakıyor ve ev işleriyle ilgileniyor gibi görünen bir kadının da, güçlü ve dirayetli durmaya, kendi yarattığı dünyada farklı bir davranış sergilemeye hakkı vardır. Ne yaparsanız yapın, içinizde tek bir kadın yaşadığına inanarak, kendinizi kısıtlamayın. Kadın olmak, çok fazla özelliğe sahip olmak demektir. Yapmak istediklerinizi, dışarıdan gelen sesler yüzünden engellemek, imajınızı bozacağını düşünmek, asla sizin yapmayacağınız bir hareket olduğuna inanmak demek; sizin “olduğunuzu sandığınız kadın olduğunuza kanmanız” demektir. Siz farklı tarz bir izlenim uyandırmaya çalışsanız da, unutmayın önce kadınsınız ve kadın olmanın tadını çıkarmalısınız! |