HERCAİ-KARDELEN

16/11/2009 - Kan Uyuşmazlığı Nedir?Ne Gibi Zararları Vardır?

Kategori: SAGLIK

 

 
Kan Uyuşmazlığına Dikkat!
 
Kan uyuşmazlığı anne ve babanın kan gruplarının farklı olması sonucu ortaya çıkar ve anne rahminde bebeğin ölümüne kadar giden ciddi sonuçlar doğurabilir.


"A", "B", "AB" ve "0" olarak dört ana gruba ayrılan kan gruplarının belirleyicisi, kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinlerdir. Bir de "D" proteinin belirleyicisi olduğu Rh faktörü vardır. Kanda "D" proteinin var olması Rh(+), olmaması ise Rh(-) ile ifade edilir.

Kan uyuşmazlığı (Rh uygunsuzluğu) baba pozitif, anne negatifken önem kazanır, çünkü tersi durumunda uyuşmazlığın bebek ve anne üzerinde etkisi yoktur. İlk bebek kan uyuşmazlığından genellikle etkilenmez. Normal koşullarda hamilelik döneminde anne ve bebeğin kanları birbirine karışmadan plasenta (eş) aracılığıyla oksijen, karbondioksit ve besin öğelerinin karşılıklı alışverişi gerçekleşir. Rh(+) pozitif bebeğin kanı, Rh(-) negatif annenin kanına özellikle doğum sırasında zedelenen damarlardan geçiş sağlar. Bu durumda "D" proteinine tamamen yabancı olan annenin bağışıklık sistemi, bir tepki geliştirir ve Beyaz kan Hücreleri "D" proteinini yok etme amaçlı antikor (Plazma hücreleri tarafından üretilen ve vücuda giren mikroplarla savaşımda rol oynayan proteinler) üretir. Antikorlar anne kanında bulunan tüm "D" proteini yok eder. Geriye "anti-D antikorları" adı verilen sıvısal maddeler ve bunları gereksinim duyulduğunda her an yeniden üretebilecek akıllı beyaz kan hücreleri kalır.


 

İkinci kez gebe kalındığında çocuk eğer yine Rh(+) kana sahipse annenin kanında bulunan bu sıvısal maddeler (antikorlar) kolayca plasenta (eş) engelini aşarak anne karnındaki bebeğin kanına karışır ve kandaki alyuvarları yok etmeye başlar.
Oluşan dengesizlik sonucunda bebeğin vücudu kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar) yenilerini üretir ve eksilen kanı yerine koyar. Bu aşırı kırmızı kan hücresi yıkımı ve yapımı sürecinde "bilirubin" adı verilen ve fazlası zararlı olan bir madde açığa çıkar, bebekten anneye geçer, annenin karaciğeri tarafından yok edilir.


 

Bebeğin karaciğeri henüz bu maddenin tümünü etkisiz hale getirebilecek kadar gelişmemiştir. Eğer üretilen kırmızı kan hücresi miktarı yok edilenden az olursa sonuçta bebek ağır bir kansızlığa maruz kalır, hatta ölebilir. Eğer arada bir denge varsa bebek bir ölçüde kansızlıkla doğar veya sağlıklı olarak dünyaya gelir. Sorun asıl o zaman belirginleşir. Çünkü kan hücreleri hala parçalanmakta, yenileri yapılırken gereken maddeler anneden temin edilememekte, çocuk kendi depolarını kullanmaktadır.
Üstelik açığa çıkan sarı boyar madde niteliğindeki "bilirubin" bebeğin karaciğeri tarafından yeterince vücuttan uzaklaştırılamamaktadır. Kanda belli bir düzeyi aşan "bilirubin" göz aklarına, cilde ve sonunda asıl zararını gösterdiği beyin ve sinir sistemine yerleşerek yaşamı tehdit edebilir. Yenidoğan sarılığının ağır şekillerinde, tedavi edilmeyen çocuklarda adalelerin sertleşmesi, zeka geriliği gibi kimi geri dönüşümü mümkün olmayan sinir sistemi bozuklukları meydana gelmektedir.


Böylesi ciddi sonuçlar doğuran kan uyuşmazlığının önlenmesi için bazı koruyucu önlemlerin alınması gerekmektedir. Anne adayı eğer Rh(-) kana sahipse, ilk doğum, kürtaj ya da düşüğünden hemen sonra "Anti D" iğnesi yapılmalıdır. Anti D iğnesi, bebeğinden kendisine o anda geçmiş olabilecek Rh(+) kan hücrelerine karşı, annenin bağışıklık sisteminde tepki oluşmadan uygulanmalıdır. Bunun için özel hazırlanmış özel bir serumdur. Bu iğneyle "Anti-D İmmun Globulin" kana karışır, bebekten geçmiş olan Rh(+) kan hücrelerini derhal yok eder.


 

Rh uygunsuzluğu kadar ağır sonuçlar doğurmasa da "kan grupları" arasında da uygunsuzluk söz konusu olabilir. Genellikle annenin "O" bebeğin "A", "B" veya "AB" olduğu durumlarda oluşur. Ancak daha seyrek olarak yaşamı tehdit eden boyutlara ulaşır.

 

Bağlantı

14/9/2009 - Farenjitin Belirtileri

Kategori: SAGLIK


Farenjitin Belirtileri

-  Boğazda ağrı, yanma, kuruluk hissi, kaşınma,
  - Yutkunurken zorlanma.
  - Öksürük,
  - Ateş, ses kısılması,
  - Halsizlik, yorgunluk,
  - Burnun akması,
  - Toz ve yiyeceklere karşı hassasiyet gelişiyor,

Kimilerinde Farenjit uzun süreden beri vardır ve çok fazla rahatsız edici   şikayetler gözlenmez. Bu durumda farenjit hastalığı kronikleşmiştir. Müzmin   farenjit denilen durum ortaya çıkar. Farenjit Hastalığın çok şiddetli olduğu   ve yeni yeni görüldüğü durum ise akut farenjit adını alır. Farenjit hastalığınız   olup olmadığını öğrenmek için uzman bir hekime danışmalısınız.

Akut Farenjit Belirtisi :

Hastanın şikayetleri daha belirgindir. Boğaz ağrısı, yutkunma zorluğu, boğazda kuruluk,yanma veya kaşınma hissi, ateş, öksürük gibi şikayetler olur.  Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, baş ağrısı, halsizlik, kırgınlık, ses kısıklığı gibi şikayetlerde görülebilir. Akut farenjit herkesde görülebilir

Kronik Farenjit Belirtisi :

Kronik farenjit te ateş, halsizlik ve kırgınlık gibi şikayetler belirgin olarak   görülmez. Boğaz ile ilgili şikayetler daha hafiftir ama bu şikayetle hiç kaybolmaz   ve yahut sık sık ortaya çıkar. Boğazda kuruluk hissi, gıcık, yanma, kuruluk,   yabancı cisim hissi, takılma, hafif yutkunma zorluğu gibi şikayetler olur.

Gıcık öksürüğü şeklinde bir öksürükte eşlik edebilir. Hastalar boğazını temizleyerek rahatlayacakları hissine kapılırlar ve sürekli temizleme hareketi yaparlar. Ancak bu çoğu zaman boğazı daha fazla tahriş etmeye neden olur.

farenjit hastalığın bazı belirtileri girtlak kanseri hastalığı belirtileri ile benzerlik göstermektedir. Örnegin ;Ses kısıklığı, boğazda takılma ve Kulak ağrısı Girtlak Kanseri hastalığınında da görülebilir, Bu sebebden uzun süren problemlerinizde örnegin uzun süreli ses kısıklığında (üşütmeden oluşan ses kısıklığı birkaç günde geçer ) mutlaka konusun da uzman bir hekime danışılmalıdır. Erken teşis için bu cok önemli.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/9/2009 - Demir Vitamini Nelerde Bulunur?

Kategori: SAGLIK



Demir Vitamini Nelerde Bulunur?

C vitamininin besinlerdeki demirle ilgili de önemli bir görevi vardır. Demir yetersizliği, sindirim sisteminde kanser oluşma riskini artırır. Bu nedenle kanser beslenmesinde demirin büyük önemi vardır.

 

Besinlerle alınan demirden tam anlamıyla yararlanılması gerekir. Demirin hem bağırsaklardan emilebilmesi, hem de kemik iliğine taşınabilmesi için C vitaminine ihtiyaç duyulur. Beslenmeniz C vitamininden yetersizse demirden yeterince faydalanamazsınız.

C vitamininin demir emiliminde etkin bir rol oynayabilmesi için aynı öğünde demir içeren besinlerle birlikte alınması gerekmektedir.

Demir Vitamini Nelerde Bulunur?

Demirden zengin besinler şunlardır;

  • # Kırmızı et
  • # Pekmez
  • # Tahin
  • # Antep fıstığı
  • # Soya fasulyesi
  • # Mercimek
  • # Barbunya
  • # Kuru fasulye
  • # Yumurta sarısı
  • # Ispanak
  • # Roka
  • # Kabak çekirdeği
  • # Kereviz yaprakları

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim.. Ve Gizlediklerimde Gizliyim.. Beni anlamak için; Konustuklarimdan çok Sustuklarima kulak verin.. Aklım Sukütu Sever benim.. Çünkü çok agir ödeştik biz Hayatla.. Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim.. Üç Noktalar Koymaz Bana.. .

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
ÖZLEMHOBİ

Kategoriler